UZUN YOLUN KISA HİKÂYESİ ’ İYİ GÜNLER’
Kafamı kaç kere vurdum hatırlamıyorum, Sanırım kaçıncı defa aynı koltukta oturduğumu da hatırlamıyorum. Hatırladığım nadir şeyler var, nadir düşüşler ,nadir üfleyişler ve nadir insanlar… Hepimiz tek bir direğe tutunuyor ya da hepimiz aynı yola çıkıyor veya hepimiz aynı sesleri duyuyoruz. Bundan hepimiz ne kadar zevk alıyoruz kim bilir. Kafamı her vuruşumda sahip olduklarım, olamadıklarım bu koltuktaki yerim ve uyku mahmurluğu ile gördüğüm yüzler, gözler ve düşüşler her birinde daha çok uyanıyorum. Bu vuruşlarla kaçıncı defada kendime geldim bilmiyorum. Bugün şanslı olan bendim herkesten evvel davranmış belki biraz hak yemiş kendimce daha önce yenilmiş haklarımın bir nevi kefaletini almış gibiyim haklı ve gururlu bir şekilde oturduğum koltuğun içine sinmişim. Ne kadar rahat bir hayal edin. İnce bir ipliğe tutunmuş o insanlardan değilim. Bütün bir kibrimi bırakmamı sağlayan bir kavşak daha oldu ve kafamı bir çiviye vururcasına yine vurdum Aslında böyle değimli kibir...