ALANYA KALESİ VE HİKMET

 

  Ellerimi yukarı doğru açmayalı, avuç içlerimi gökyüzü ile buluşturmayalı ve dünyaya sadece kendi gözümden bakmayalı yıllar olmuş demek ki ...

 Şimdi nerdeyim , kiminleyim ,kimin için burdayım yada kim bu kadar kimsesizleştirdi beni diye düşünmüyorum . 

 Yarın sabah 7'de çalacak olan saatim, yazar kasada sayılmayı bekleyen paralar, yada kredisini ödeyemeyen amca ile bir kaç milyonluk para yatıran amcanın aynı kuyrukta ,yada aynı binada olduğunu umursamıyorum .Umursayacak olsam dahi iki dakikacık kulaklarımı içimde bağıran kız çocuğuna tıkıyorum....

  Umursadığım tek şey şuan olsun istiyorum .

  Gökyüzüne dogrulttuğum ellerim ve avuç içi çizgilerim...

  Belki de yalnızca kafamın içinde Nazım'ın Lazni'de  yıllar önce yazdığı şiirin tınısı bulunuyor;

  " Hastalar , 

  Kardeşlerim ,

  Biraz daha sabır, biraz daha inat .

  Kapının arkasında bekleyen ölüm değil 

   Hayat .

   Kapının arkasında dünya,

   Cıvıl cıvıl

   Kalkacaksınız yatağınızdan ,

   Gideceksiniz .

   Tuzun, ekmeğin , güneşin tadını

   Yeni baştan keşfedeceksiniz. 

   ...

   ..."

   Ruhunu hastalığa satmış olan, umudu tükenmişlere yazılan bu dizelerden kendi hayatıma ne gibi dersler çıkarabilirim diye düşünürken sadece o anın rüzgarında kaybolmak istediğime inandım .

   

  Kafamı çevirdiğimde yanımdaki yüz , yastığımdaki koku , ıslak gözlerim , ve bitmeyen anlatacaklarım ile sanırım yine en çare bulduğum yerdeyim ...

 Kağıt ve kalem yargısız ve korkusuz konuştuğum tek yer....

  Biraz nefes alayım diyorum ve bütün görkemi ile karşımda işte Kızıl Kule; onca savaşlar ölümler , turistler sonrası başlamalar ve bitişler , yeni aşklar ve yeni yaşlar hiç yaşlanmayalar ...

   Biraz daha çıkıyorum basamakları belki sonra da geri iniyorum ... 

   Ellerim arıyor tabiki bir şeyleri gözlerimin aradığı kadar ama ben de ilk defa bu kadar bilmiyorum ne arıyorum diye ...

    Hissettiğim tek şey kaybolmak , unutulmak  ve kimsesizleşmek ... 

    Hepsine yeni anlamlar yükleyeceğim yeni anlarım , hepsine yeni haykırışlar yükleyeceğim yeni ses tonlarım olsun istiyorum... 

    Ardımdan gelen mırıltı ellerime değen su taneleri bana yeni bir hayatın var olduğunu , En beklenmedik bir zamanda, en umulmadık bir alanda yeni bir yaşamın ölü bir bedenden  boy verebileceğini ,örneğin çölde kardelen açtırabileceğini  ,gökkuşağının yağmurdan öncede çıkabileceğini , hiç bilinmeyen bir zamanda yeniden  canımın kıymetli olacağını öğretsin diye bekliyorum ...

    Kaç saat daha burada durur koca kaleden aşağı doğru sallarım ruhumu bilmiyorum ... Yada turist teyzelerin namazda olan caminin önündeki garip pozlarını daha ne kadar garipserim hiç bilmiyorum .. .

    Bildiğim tek şey , bugün dünden farklı ve yarın bugünden farklı olacak ... 

    Eğer istersek güneş bizim zamanımız ile dogup batacak ,

    Eğer istersek çocuklar sokakta şişe toplamayacak,

    Eğer istersek ellerimiz  başka eller ile buluşacak ...

    Eğer istersek mutluluktan dahi ağlamak yasal olacak , zayıflık olmayacak ...

    Eğer istersek eskiye sahip çıkarken,

    Bugün için yeni  dersler  çıkarırken

     ama 

     eskiyi eskicide bırakarak  bugünü yeniden uyanıp yaşayacağım...

     Yarın yeni bir gün 

     Yarının  sabahı bugünden daha  güzel birgün 

     Yarın senin günün...

      Uyuruken hayal kurduğun her neyse ,

      Yastıkta seni dört bir yana döndüren her neyse 

      O, sen inanirsan yarın olacak .

      İnan ve yaşa ...

       Nazım'ın dizeleri boşuna çınlamıyor kulaklarımda 

     " ...

      ...

      Hastalar ,

      Kardeşlerim,

      İyileşeceğiz.

      Ağrılar ,sızılar dinecek .

      Yumuşak ,

      Ilık bir yaz akşamı gibi inecek 

      Ağır , yeşil dalların arasından rahatlık ."

 







  not :(Yıllardır tanıkmışım gibi bir el , ruhumu sallandırdığım kalenin hudutlarından beni bir tutuşta indirdi .) 

   İ.G

    

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mevsimlerin Adaşı

REENKARNE MEMLEKET

KARŞI KOLTUK