ZEYNEP ŞENPINAR VE NİCESİNE
Her sokağını ezbere bildiğim, nice umutlar ve nice hayaller beslediğimiz sokaklar geçtiğimiz günlerde bir acıya şahit oldu. Öyle bir acı ki televizyon haberlerinde duyduğumuz da genellikle çoğumuzun ‘’neden aynı evdeler, annesi neden izin vermiş, karantina var orada ne işi var? kim bilir ne yaptı da çıldırttı adamı, bu devirde güven olmaz kimseye…’’ ve daha nice benzeri cümle kurduğumuz haddimiz olmadan ahkam kestiğimiz bir haber. ZEYNEP ŞENPINAR sevildiğini zannettiği bir adam tarafından, aşka tanık olmuş bir şehirde öldürüldü ve beraberinde nice bir nesli, çok güzel umutlarını ve kimileri için güneşi götürdü. Ateşli çemberlerden geçtiğimiz bu günlerde, ZEYNEP ŞENPINAR ve nicesi gibi olmamak için yaşıyoruz. Gökyüzünde garip bir sis İçim yanık, içim iz, Oysaki aylardan bahardı. Üstadım öyle söyledi. Ben de inandım, Sormadım, sorgulamadım… Ne yaptıysa yargılamadım… Gökyüzünde garip bir yağmur İçi su dışı akvaryum. İçi ölü balık dışardan cam fanus,...